Günümüzde lise eğitimi bir standart haline geldi. Hemen herkes en az lise mezunudur.
Şimdi liseye kadarki müfredat içinde hemen her yıl yer alan bir derse odaklanalım (fokuslanma). Mesela resim dersini düşünelim. Hepimiz resim dersi gördük. Ama %99'umuzun hemen hemen hiçbir resim yeteneği yoktur.
Acaba neden?
Resim dersleri neden bu kadar başarısızdır?
Aynı şeyi İngilizce için de düşünelim. İlkokuldan başlayan İngilizce dersleri hemen her sene yoğun bir program ile verilir. Ancak öğrencilerin %1'i bile gerçek anlamda ingilizce öğrenememektedir.
Burada programda bir hata var, çünkü bir eğitimi uzatmak, o eğitimin etkisini yok ediyor. Çünkü odaklanmayı zayıflatıyor. Herhangi bir mesleği, herhangi bir yeteneği ve herhangi bir dili toplamda 90 saatte öğrenmek mümkündür. Ancak yoğunlaştırılmış, odaklanılmış bir eğitim ile mümkün olabilmektedir. Siz bu 90 saati haftada bir saatten ve dört yıla yayarsanız tüm etkisini yok etmiş olursunuz.
Bunun yerine kamp sistemi uygulanmalıdır. Belirli bir ders yoğunlaştırılmış olarak kamp sistemi ile verilmelidir. Öğrencilere çeşitli etkinlikler ve teknikler eşliğinde bir haftalık resim dersi verin, o resim haftasında sadece resim dersi... İki haftalık çalgı saz/gitar/ud (her ne ise) dersi verin. Gerçekten işe yarayacaktır.
Burada haftalık, iki haftalık yada aylık programlar yapılabilir.
Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2016 Pazar
Milli Eğitim Üzerine Öneriler
4+4+4 eğitiminin başarılı olmadığı gün gibi ortada. İnsanlar gerçek hayatta işlerine yarayabilecek neredeyse hiçbir şeyi okulda öğrenmiyorlar. Eğitimin daha çok pratik alanlara ağırlık vermesi gerekir.
Benim eğitim için önerim; 3+3+3+3 şeklindedir.
1) İlk üç yıl, ilkokul. Temel okuma yazma ve anlama becerisinin kazandırılması ve geliştirilmesi.
2) İkinci üç yıl, ortaokul. Bol ezbere dayalı somut bilgi. Atasözleri, deyimler, şarkılar, şiirler, hikayeler, destanlar, tarih, hayat bilgisi vs.
3) Üçüncü üç yıl, lise. Mesleki ihtisas ve beceri kazandırma lisede başlamalı. Analitik ve sorgulayıcı sistem olmalıdır.
4) Dördüncü üç yıl. Üniversite, uygulamalı, mesleki eğitim. Tamamen analitik ve uygulamalı olmalıdır.
Eğitim sistemi önce ezberden başlar ve sonra analitik yönteme dönüşür. Günümüzde tam tersi yapılıyor. Aynı şekilde eğitim sistemi somut olandan soyut olana doğru yapılmalı. Küçük yaşlardaki çocuklar nesneleri ve olguları kavrarlar; ancak kavramları sebep ve sonuç bağını kavrayamazlar. Aklın kemali yada rüşd dediğimiz şeyde budur ve yaş ilerledikçe insanın rüşdü artar.
Şu anda ilkokul 4. sınıfta "Demokrasi ve İnsan Hakları" diye bir ders var. Hukukun kaynakları ve dayanaklarını teşkil eden bu kadar SOYUT kavramları henüz ilkokulda çocuklara okutmak hangi dahinin (!) aklı olduğunu çok merak ediyorum.
Üniversite dahil tüm eğitim sistemi 20 yaşından önce bitirilmelidir. Diğer türlü okuyan bütün gençler için pekçok sorun oluşmaktadır.
Örnek olarak askerlik sorunu... Neden her seferinde bedelli askerlik çıkarılır da en az 500 bin insan bunu beklemektedir? Çünkü okuyan nüfus 20 yaşında askere gidemez. Ya askerlik yaşını yükselt yada okul yaşını düşür.
Bir değer önemli sorun da evlilik yaşının yükselmesidir. Bugün bir tıp fakültesi öğrencisi 25 yaşından evvel evlenemez. Öğrencilerin okulu bitirmesi, staja başlaması, askerliğini yapması işe yerleşmesi derken evlilik yaşı ortalama 30'u bulur. Bu şartlarda bırakın üç çocuğu bir çocuk bile yapabilirlerse iyidir.
Benim eğitim için önerim; 3+3+3+3 şeklindedir.
1) İlk üç yıl, ilkokul. Temel okuma yazma ve anlama becerisinin kazandırılması ve geliştirilmesi.
2) İkinci üç yıl, ortaokul. Bol ezbere dayalı somut bilgi. Atasözleri, deyimler, şarkılar, şiirler, hikayeler, destanlar, tarih, hayat bilgisi vs.
3) Üçüncü üç yıl, lise. Mesleki ihtisas ve beceri kazandırma lisede başlamalı. Analitik ve sorgulayıcı sistem olmalıdır.
4) Dördüncü üç yıl. Üniversite, uygulamalı, mesleki eğitim. Tamamen analitik ve uygulamalı olmalıdır.
Eğitim sistemi önce ezberden başlar ve sonra analitik yönteme dönüşür. Günümüzde tam tersi yapılıyor. Aynı şekilde eğitim sistemi somut olandan soyut olana doğru yapılmalı. Küçük yaşlardaki çocuklar nesneleri ve olguları kavrarlar; ancak kavramları sebep ve sonuç bağını kavrayamazlar. Aklın kemali yada rüşd dediğimiz şeyde budur ve yaş ilerledikçe insanın rüşdü artar.
Şu anda ilkokul 4. sınıfta "Demokrasi ve İnsan Hakları" diye bir ders var. Hukukun kaynakları ve dayanaklarını teşkil eden bu kadar SOYUT kavramları henüz ilkokulda çocuklara okutmak hangi dahinin (!) aklı olduğunu çok merak ediyorum.
Üniversite dahil tüm eğitim sistemi 20 yaşından önce bitirilmelidir. Diğer türlü okuyan bütün gençler için pekçok sorun oluşmaktadır.
Örnek olarak askerlik sorunu... Neden her seferinde bedelli askerlik çıkarılır da en az 500 bin insan bunu beklemektedir? Çünkü okuyan nüfus 20 yaşında askere gidemez. Ya askerlik yaşını yükselt yada okul yaşını düşür.
Bir değer önemli sorun da evlilik yaşının yükselmesidir. Bugün bir tıp fakültesi öğrencisi 25 yaşından evvel evlenemez. Öğrencilerin okulu bitirmesi, staja başlaması, askerliğini yapması işe yerleşmesi derken evlilik yaşı ortalama 30'u bulur. Bu şartlarda bırakın üç çocuğu bir çocuk bile yapabilirlerse iyidir.
Eğitim Türleri
Üç tür eğitim sistemi vardır:
1) Tekil eğitim. Diğer bir ifade ile usta-çırak eğitimi: Antik çağdan beri uygulanagelse de günümüzde özel ders hariç pek uygulama alanı kalmamıştır. Bu sistemde çırakın zaman zaman başka üstatlardan da ders alması gerekir. Düşünceme göre en iyi eğitim sistemi budur.
2) Grup eğitimi. Diğer bir ifade ile sınıf eğitimi. Günümüzdeki geleneksel eğitim şeklidir ve en çok uygulanan sistemdir. Öğrencilerin eğitim düzeylerinin yakın, homojen olması eğitim kalitesini yükseltebilir.
3) Hiper eğitim. Günümüzde kullanılmaya başlanmış olan ve geleceğin eğitimi diyebileceğimiz sistemdir. Bunun birçok şekli vardır. Eskiden teyp kasetleri, CD çalar, radyo ve TV yoluyla uygulanan sistem günümüzde en çok internet yoluyla yazılı resimli materyal, video ve interaktif uygulamalarla icra edilmektedir. Örnek olarak Youtube üzerinde çeşitli dershanelerin A'dan Z'ye tüm konuların anlatımını içeren video yayınları bulunmaktadır. Keza interaktif dershaneler vardır. Hoca öğrencileri ile canlı olarak bağlantıdadır.
Bilgiye erişim hiçbir zaman bu kadar kolay olmamıştı. Sorun bilgiye erişmek değil, bilgi ile disipline olmaktır.
1) Tekil eğitim. Diğer bir ifade ile usta-çırak eğitimi: Antik çağdan beri uygulanagelse de günümüzde özel ders hariç pek uygulama alanı kalmamıştır. Bu sistemde çırakın zaman zaman başka üstatlardan da ders alması gerekir. Düşünceme göre en iyi eğitim sistemi budur.
2) Grup eğitimi. Diğer bir ifade ile sınıf eğitimi. Günümüzdeki geleneksel eğitim şeklidir ve en çok uygulanan sistemdir. Öğrencilerin eğitim düzeylerinin yakın, homojen olması eğitim kalitesini yükseltebilir.
3) Hiper eğitim. Günümüzde kullanılmaya başlanmış olan ve geleceğin eğitimi diyebileceğimiz sistemdir. Bunun birçok şekli vardır. Eskiden teyp kasetleri, CD çalar, radyo ve TV yoluyla uygulanan sistem günümüzde en çok internet yoluyla yazılı resimli materyal, video ve interaktif uygulamalarla icra edilmektedir. Örnek olarak Youtube üzerinde çeşitli dershanelerin A'dan Z'ye tüm konuların anlatımını içeren video yayınları bulunmaktadır. Keza interaktif dershaneler vardır. Hoca öğrencileri ile canlı olarak bağlantıdadır.
Bilgiye erişim hiçbir zaman bu kadar kolay olmamıştı. Sorun bilgiye erişmek değil, bilgi ile disipline olmaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Araf cennet ile cehennem arasındaki yerdir. İnsan hayatı boyunca en az bir defa oraya düşer. Kimi bunun farkındadır, kimi değildir. Kimi ond...
-
Akıl gelişiminin üç aşaması vardır: Buluğ (akla erişmek) Rüşd (kendi kendine doğruyu bulabilmek) Kemal (başkasına da doğruyu gösterebilmek) ...
-
Ali Şeriati de öteki bağnaz mollalar gibi bir Şii misyoneri idi. Aradaki tek fark üslup farkı idi. Ali Şiası Safevi Şiası'dan alıntı: ...


